Ana Sayfa » Güncel » Erdoğan’ın Türkiye’ye dair gelecek öngörüsü

Erdoğan’ın Türkiye’ye dair gelecek öngörüsü

Cumhurbaşkanı Erdoğan La Stampa’ya verdiği özel mülakatta Avrupa Birliği süreci, Vatikan ziyareti, terörle mücadele ve Zeytin Dalı Harekatı'na ilişkin değerlendirmeler yaptı. Erdoğan, İtalyan gazetecinin "Türkiye’yi gelecekte nasıl hayal ediyorsunuz" sorusuna da yanıt verdi.

 
 
Erdoğan’ın Türkiye’ye dair gelecek öngörüsü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İtalyan La Stampa gazetesine verdiği mülakatta, "AB’den beklentimiz, önümüzdeki suni engellerin bir an önce kaldırılması ve yapıcı bir tutum izlenmesidir. Türkiye’nin üyeliği iç siyasi hesaplara kurban edilmemelidir." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Vatikan ve İtalya’ya bugün başlayacak ziyareti öncesi La Stampa’ya verdiği özel mülakat yayınlandı. “AB, bizi içeri al” başlığıyla manşetten verilen röportaja iki sayfa yer ayrılırken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın "Papa’ya ziyareti öncesinde Avrupa’nın kapısını çaldığı ve bir yandan da Afrin başta olmak üzere Türkiye’nin düşmanlarıyla mücadelesini sürdürdüğü" yorumu yapıldı.

Röportajda Türkiye’nin AB üyeliğine halen inanıp inanmadığı sorusu yöneltilen Erdoğan, şunları kaydetti:

"Türkiye aday ülke olarak yükümlülüklerini yerine getiriyor ancak üyelik süreci bizim tek başımıza ilerletebileceğimiz bir süreç değil. AB’nin de üzerine düşeni yapması gerekir. Her şeyden önce bize verilen sözlerin tutulması lazım. AB katılım müzakerelerinde hem önümüzü tıkıyor hem de sürecin ilerlememesinin sorumlusu bizmiş gibi gösteriyor. Bu haksızlıktır. AB üyesi bazı ülkelerin Türkiye için farklı alternatifleri gündeme getirmeleri de bir haksızlıktır."

Tam üyeliğe vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye’nin arzusu, AB’ye tam üyeliktir. Bunun dışındaki seçenekler, bizleri tatmin etmekten uzaktır. AB’den beklentimiz, önümüzdeki suni engellerin bir an önce kaldırılması ve yapıcı
bir tutum izlenmesidir. Türkiye’nin üyeliği iç siyasi hesaplara kurban edilmemelidir." ifadesini kullandı.

Avrupa’ya terör tepkisi

Bulgaristan'ın AB dönem başkanlığında mart ayında Varna'da yapılacak AB Zirvesi’nden beklentilerinin sorulması üzerine Erdoğan, şöyle devam etti: "Borisov (Bulgaristan Başbakanı), Juncker (AB Komisyonu Başkanı) ve Tusk (AB Konseyi Başkanı), benim eski dostlarım. AB içinde benden daha kıdemli siyasetçi yok ama beni üzen bir şey var. Avrupa’da da dünyanın geri kalanında olduğu gibi terör sorunu var. PKK örneğinde AB ve her üye ülke tarafından terör örgütü ilan edilmiştir ancak sonra bakıyorsunuz bir grup PKK paçavralarıyla Avrupa Parlamentosuna giriyor. Bunlar olmaması gereken şeyler. Bir taraftan Avrupa bu örgütü yasaklarken, diğer taraftan bunların sembollerini parlamentoya sokan parlamenterler var."

Vatikan ziyaretinin gündemi: Kudüs

Vatikan ziyaretinin ana gündem maddesini "Kudüs’ün durumu" olarak açıklayan Erdoğan, Papa ile ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs’e dair uluslararası hukuka aykırı açıklaması sonrasında görüştüklerini hatırlattı. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kendisine Kudüs konusundaki görüşmemiz dolayısıyla teşekkür etmek istiyorum. Papa Franciscus, Kudüs konusunda zaman kaybetmedi ve Hristiyan alemine doğru mesajı iletti çünkü Kudüs sadece Müslümanların bir sorunu değildir. Her ikimiz de Kudüs’ün statüsünü savunuyoruz ve onu koruma iradesine sahibiz. Hiçbir ulus, tek yanlı adımlar atma ve milyarlarca insanı ilgilendiren bir konuda uluslararası hukuku göz ardı etme hakkına sahip değildir. 21 Aralık 2017 tarihinde BM Genel Kurulu’nda kabul edilen karar da ABD’nin kararının hukuk dışı olduğu teyit etmiştir. Bu karara İtalya’nın da olumlu oy kullanmasından memnuniyet duydum. Gördüğünüz gibi büyük Amerika’nın yanında sadece İsrail ve 5-6 küçük ülke yer aldı."

Kudüs’ün statüsünün korunmasına vurgu yapan Erdoğan, "BM kararları doğrultusunda, şehrin statüsü muhafaza edilmelidir. Orada, Müslümanlar, Hristiyanlar ve Yahudilerin barış içinde yan yana yaşamalarını, herkesin hakkını korunmasını sağlamak ancak bu şekilde mümkün olabilir. Kudüs’te barış ortamının sağlanması için uluslararası toplum da üzerine düşeni yapmalıdır. Kudüs’ün statüsünün korunması, her üç dinin mabetlerinin ve kutsal mekanlarının güvence altına alınması, Filistin halkının haklarının tanınması büyük önem arz ediyor. Papa’nın, ayrıca Kudüs’teki farklı Hristiyan cemaatlerinin bu yönde mesajlar vermiş olmaları önemlidir." ifadesini kullandı.

"Türkiye, güvenilir bir partnerdir"

"Türk bayrağının Katar, Sudan ve Gazze gibi Ortadoğu’da farklı noktalarda dalgalandığı belirtilerek Türkiye’nin neyi sağlamayı hedeflediği" sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye sadece Ortadoğu’da değil tüm dünyada iş birliği ve ortaklığı aranan, etkili, güvenilir ve güçlü bir aktördür. Türkiye, Avrupa’ya doğudan yönelen göç krizinin durdurulmasında, Avrupa’nın istikrar ve güvenliğinin temininde de çok önemli bir ülkedir. Biz, DEAŞ başta olmak üzere PKK, PYD/YPG gibi tüm terör örgütleriyle mücadelede en büyük çabayı gösteren ülkeyiz." yanıtını verdi.

"PKK-PYD/YPG arasında bir fark yoktur"

"Avrupa ve ABD’nin PYD/YPG’yi terör örgütü olarak görmediği" şeklindeki görüş noktasında Erdoğan, “Yanlış yapıyorlar çünkü PKK-PYD/YPG arasında bir fark yoktur. Terör örgütleri arasında ayrım yapılması son derece yanlıştır. Suriye’deki durum, bir terör örgütünün bir başka terör örgütüyle bertaraf edilemeyeceğini göstermiştir.” değerlendirmesinde bulundu.

"DEAŞ, en çok Müslümanlara zarar vermiştir"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEAŞ’tan en çok Müslümanların zarar gördüğünü belirterek, şöyle devam etti: "Ortadoğu, farklı dinlerin mensuplarının yüzyıllardır yan yana ve barış içinde yaşadıkları bir coğrafyadır. Bu barış ortamının bozulması, dış müdahalelerden, dışardan beslenen radikal ideolojilerden, DEAŞ ve El-Kaide gibi terör örgütlerinin yol açtığı çatışmalardan kaynaklanıyor. Ortadoğu’da terör, sadece Hristiyanlara değil, Müslümanlara da zarar veriyor. DEAŞ, en çok Müslümanlara zarar vermiş, en çok Müslümanları katletmiştir. İnsan haklarını ve dini özgürlükleri savunurken tek bir tarafın haklarına ve özgürlüklerine odaklanmak doğru olmaz. Ortadoğu’da ve tüm dünyada insan haklarına eşit şekilde değer vermemiz gerekir. Sayın Papa’nın Rohingya Müslümanlarının acılarına dikkat çekmiş olması tüm dünyaya örnek olmalıdır."

Erdoğan, Arap dünyasındaki halk ayaklanmalarına yönelik yaklaşımının sorulması üzerine barış ve istikrarın tesisi için ülkelerin toprak bütünlüğünün ve siyasi birliğinin teminat altına alınmasına, kapsayıcı siyasi süreçlere ihtiyaç olduğunu bildirdi. Erdoğan, "Demokratik taleplerin desteklenmesi konusunda da ilkeli tutum benimsenmeli, ülkeye ve bölgeye göre muamele yapılmamalıdır. Maalesef bu
noktada son yıllarda uluslararası kamuoyu iyi bir imtihan veremedi. Bunun değişmesi gerekiyor." ifadesini kullandı.

Kuzey Irak’taki referandum

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) geçen yılın eylül ayı sonunda yaptığı gayrimeşru bağımsızlık referandumunun sorulması üzerine Erdoğan, şunları kaydetti:

"IKBY, Türkiye’nin ve uluslararası toplumun ikazlarını dikkate almayarak gayrimeşru bir referandum düzenlemiş, bu yolla Irak’ın toprak bütünlüğünü hiçe saymıştır. Bundan sonra yapması gereken, o hatanın telafi edilmesidir. IKBY'nin, merkezi yönetimi ve uluslararası toplumu, bir daha Irak’ın toprak bütünlüğüne meydan okumayacağı, Irak’ın bir parçası olarak kalacağı yönünde ikna etmesi gerekiyor. Bağdat ile Erbil arasında son dönemde başlayan diyalog sürecini biz müspet karşılıyoruz."

"PYD/YPG’nin şimdi de Afrin’de DEAŞ mensuplarını saflarına kattıklarını görüyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Fırat Kalkanı Harekatı ile 3 bin DEAŞ mensubunu etkisiz hale getirdiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"2 bin 15 kilometrekarelik bir alan DEAŞ’tan kurtarılmıştır. Harekat sayesinde bugüne kadar ülkemizden yaklaşık 130 bin Suriyeli terörden arındırılmış güvenli bölgelere dönebilmiştir. PYD/YPG, Rakka’nın DEAŞ terör örgütünden
temizlenmesine yönelik harekat sürerken DEAŞ ile anlaşarak çok sayıda DEAŞ teröristinin Rakka’dan tahliye edilmesine göz yummuştur. PYD/YPG’nin şimdi de Afrin’de DEAŞ mensuplarını saflarına kattıklarını görüyoruz."

Zeytin Dalı Harekatı

"Türk Silahlı Kuvvetleri, Afrin’e silahlı Kürt gruplarla mücadele etmek için girdi. Askeri hedef nedir?” şeklindeki soruya itiraz eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“Öncelikle sorunuzdaki şu hatalı cümleyi düzeltmek isterim. Türk Silahlı Kuvvetleri Afrin’e ‘silahlı Kürt gruplarla’ savaşmak için girmemiştir. Bizim Suriyeli Kürtlerle bir sorunumuz yoktur ve olamaz. Türkiye’nin mücadelesi Kürtlerle değil silahlı terör örgütleriyledir. Türkiye’nin terör saldırılarına ve tacizlerine karşı uluslararası hukuktan kaynaklanan kendini savunma hakkı vardır. Zeytin Dalı Harekatı’nın amacı, ülkemiz sınırlarının güvenliğini sağlamak, Hatay ve Kilis illerimize bugüne kadar 700’e yakın taciz ve saldırının yapıldığı Afrin bölgesindeki teröristleri etkisiz hale getirmektir."

"Afrin’de sivillerin öldüğüne" yönelik iddiaların sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, suçlamaların asılsız olduğunu vurguladı. Erdoğan, "Harekat başladığından bu yana çok sayıda roket saldırısı neticesinde Hatay ve Kilis illerimizde bulunan 4 vatandaşımız şehit olmuş, 90 kişi de yaralanmıştır. ‘Siviller öldürülüyor’ şeklinde bizi suçlayan YPG terör örgütü birçok bölgede sivilleri canlı kalkan olarak kullanmaktadır." ifadesini
kullandı.

Suriye’nin toprak bütünlüğüne işaret eden Erdoğan, röportajda, “Şunu açıkça söylüyorum: Bizim hiç kimsenin toprağında gözümüz yoktur." ifadesine yer verdi.

"Bu anlaşmanın NATO ile irtibatlandırılması yanlıştır"

Türkiye’nin, Suriye’de Rusya ile iş birliğinin son olarak S-400 hava savunma bataryaları alımına uzandığı ve bu durumun Kuzey Atlantik ittifakında ciddi korkulara yol açtığı yorumuna karşı çıkan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Suriye kaynaklı saldırılar özellikle hava savunma sistemlerimizi güçlendirmemiz ve modernize etmemiz gerektiğini ortaya koydu. Bir süredir bu amaçla farklı devletlerle görüşüyorduk. Fiyatla beraber önceliğimiz muhataplarımızın teknoloji transferine de açık olmasıdır. Ayrıca süreç içinde bize problem çıkarılmamalıdır. S400’ler meselesinde Rusya Federasyonu hem fiyat hem teslimat hem de ortak üretim ve teknoloji transferi noktasında ülkemizin beklentilerine cevap vermiştir. Bu anlaşmanın NATO ile irtibatlandırılması yanlıştır, Nitekim NATO üyesi Yunanistan da bu sistemlerin bir alt modeli olan S300’leri envanterine katmıştır.”

Türkiye’nin şu anda S-400 hava savunma sistemine ek olarak Fransa ve İtalya ile görüştüğünden bahseden Erdoğan, “Uzun menzilli hava ve füze savunma sistemleri üretimi projesinde Aselsan ve Roketsan ile İtalyan-Fransız ortaklığı EUROSAM yakın iş birliği içindeler. Fransa ziyaretim sırasında bu konuda mutabakat sağlandı, çalışmalar başladı. Türkiye olarak savunma sanayisine büyük önem veriyoruz. Yalnızca tüketen, ithal eden bir ülke olmak istemiyoruz." yorumunu yaptı.

Türkiye-İtalya ilişkileri

Roma temaslarında Vatikan’ın dışında İtalya’ya da çalışma ziyareti gerçekleştirecek olan Erdoğan’a İtalya'daki temaslarından beklentileri de soruldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eski İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi’nin kendisinin yakın arkadaşı olduğunu ve onun döneminde çok iyi bir iş birliği başlattıklarını hatırlatarak, "Onun görevde olduğu dönemde, ülkelerimiz arasındaki ilişkilerin oldukça canlı ve olumlu olduğunu söyleyebilirim. O dönemki havayı yeniden bulmalıyız. İtalya ile ikili ilişkilerimizi geliştirmeliyiz. Örneğin, Augusta Westland Atak helikopterlerimiz konusunda çok önemli bir anlaşma yapmıştık. Bu kapsamda geliştirmek istiyoruz." ifadesini kullandı.

Papa Franciscus’un ardından İtalya Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella ve Başbakan Paolo Gentiloni ile görüşeceğini dile getiren Erdoğan, "Bir de iş adamlarıyla görüşme yapacağım. Umuyorum ki karlı olacaktır. İtalya, üçüncü büyük ticaret ortağımızdır. Türkiye’deki yabancı şirketler sıralamasında siz, bin 400 kadar şirketle sadece 11'inci sıradasınız. Bu sayıyı artırmak istiyoruz. Osmangazi Köprüsü ve Yavuz Sultan Selim köprülerini İtalyan ortaklarla hayata geçirdik. 2017 yılında iki ülke şirketlerinin büyük projelere imza atabileceklerine inanıyorum." açıklamasında bulundu.

Libya’daki gelişmeler

Gazetenin, Libya’nın İtalya için büyük önem arz ettiğini hatırlatması ve bu ülkeye dönük bir İtalyan-Türk ortak eyleminin olma ihtimalini sorması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin, Libya’nın toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini güçlü şekilde desteklediğini belirtti. Erdoğan, "Libyalı dostlarımızın 2014 yılından itibaren ortaya koydukları diyalog arzusunu teşvik ediyoruz. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Libya Özel Temsilcisi Ghassan Salame’yi samimi çaba içinde görüyoruz. Onun da desteğiyle sürdürülen bölgesel ve ulusal uzlaşı sağlanması, yeni anayasanın kabul edilmesi ve nihayet seçimlerin düzenlenmesine yönelik süreci destekliyoruz." ifadelerini kullandı. İtalya’nın da Türkiye gibi Libya’da barış ve istikrar istediğine dikkati çeken Erdoğan, şunları söyledi:

"İtalya ve Türkiye Trablus’ta büyükelçiliklerini tekrar faal hale getirmişlerdir. Bu ülkelerimizin Libya’ya önem verdiklerini gösteriyor. Türkiye ve İtalya Libya’yı en iyi anlayabilecek, değerlendirebilecek iki ülkedir. Tecrübeleri ve birikimleriyle Libya’ya en iyi katkı yapabilecek konumdadırlar. Libya’da her iki ülkenin varlığı arttıkça iş birliği yapılabilecek meseleler de artacaktır. Böylece, Türkiye ile Libya arasında kurulması düşünülen Ortak Çalışma Grubu'na da işlerlik kazandırılabilecektir."

Erdoğan’ın Türkiye’ye dair gelecek öngörüsü

Erdoğan, "Roma’daki temasları sırasında inanç insanı olan Papa ile görüşeceğinin hatırlatılması ve kendisi için inancın öneminin" sorulması üzerine, “Dindar olmak ve inanç benim için her şeydir. Bu, benim vazgeçebileceğim bir şey
değildir. Dinimin bana emrettiği her şey benim önceliğimdir." yorumunu yaptı.

Türkiye’yi gelecekte nasıl hayal ettiği sorusuna ise Erdoğan, “Türkiye’yi, dünyanın en gelişmiş 10 ülkesi arasında düşlüyorum. Şu anda Avrupa’da 5’inci, dünyada 16’ncı sıradayız. Hedefimiz, ilk 10’a girmek.” yanıtını verdi.

"Roma ziyaretiniz sırasında, Türkiye’yi insan haklarını ihlal etmekle suçlayan bazı grupların protestoları olması bekleniyor. Bu protestoculara yönelik bir şey söyleyecek olsanız ne söylerdiniz?” şeklindeki soru üzerine ise Erdoğan, şunları kaydetti:

“Ben terörü destekleyenlere bir hitapta bulunmam. Teröristlere, Afrin’de davrandığım gibi davranırım. Bunu böyle yaparım çünkü anladıkları dil bu ve böyle de yapmayı sürdüreceğim. İtalya, teröristlerle hangi dilden konuşuyor? Fransa, Büyük Britanya, Amerika, Rusya, teröristlerle hangi dilden konuşuyor ki? İşte, ben de o dilden konuşuyorum."

İlgili Haberler
left
right
 
 
4 Şubat 2018 Pazar 21:41
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
'Huzur arıyorum' diyenlerin şehri'Mehmetçik için ne yapsak azdır'Samsun Valisi Kaymak, görevi devrettiVali Yıldırım’dan yatırımcıya çağrıMezrada ev konforunda eğitim görüyorlarŞehit Kaymakam anısına yaptırılan lisenin kütüphanesine bin 600 kitap
Doğal tuz mağaraları şifa kaynağıÇalışma Bakanı, taşeron düzenlemesindeki detayları açıkladıInstagram fotoğrafınız sizin hakkınızda neler söylüyor?“Toptancı turizmciliğini bitiriyoruz!”Tütün üzerinden ana plan Kelebek etkisi mi?'Teröristlerin strateji ve taktikleri çöktü'
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:05
  • Güneş07:46
  • Öğlen13:29
  • İkindi16:27
  • Akşam18:52
  • Yatsı20:21
 
Anket
Özlük hakları düzenlemesi
bu yıl içinde yapılır
bir iki yıl içinde belki
kesinlikle yapılmaz
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1600 - Peru'daki Huaynaputina yanardağı Güney Amerika tarihindeki en şiddetli patlamayla püskürdü.
1807 - ABD eski başkan yardımcısı Aaron Burr vatana ihanet iddiasıyla tutuklandı.
1861 - Rusya'da toprağa bağlı kölelik yasaklandı.
1878 - Thomas Edison fonografın patentini aldı.
1881 - Kansas'ta tüm alkollü içecekler yasaklandı.
1915 - I. Dünya Savaşı: Gelibolu muharebeleri başladı.
1915 - İtilaf devletleri'nin Çanakkale'ye denizden yaptıkları saldırı püskürtüldü.
1925 - Telsiz tesisi hakkındaki kanun çıktı. Türkiye'de radyonun kurulması TBMM'de kabul edildi.
1928 - Amacı yoksul kadınlara yardım etmek olan "Himaye-i Etfal Kadın Yardım Cemiyeti" kuruldu. Cemiyetin adı 1938'de Yardım Sevenler Derneği olarak değiştirildi. Mevhibe İnönü derneğin fahri başkanıydı.
1932 - Halkevleri kuruldu. 1951'de Demokrat Parti hükümeti tarafından kapatıldı.
1945 - II. Dünya Savaşı: Iwo Jima muharebesi. Yaklaşık 30.000 ABD askeri Batı Pasifik'teki Iwo Jima adasına çıktı. Japon ordusunun şiddetli direnişi ile karşılaşan ABD birlikleri adada kontrolü ancak bir ay sonra sağlayabildiler.
1947 - İstanbul'da et giderek pahalılaşıyor; İstanbul Belediyesi halkı et boykotuna çağırdı.
1956 - Türkiye-Macaristan milli futbol maçı Mithatpaşa Stadı'nda oynandı. Türkiye Macaristan'ı 3-1 yendi.
1957 - Türk Ordusu'nun ilk kadın doktor subayı Sema Aran göreve başladı.
1959 - Londra Konferansı sona erdi. İngiltere Kıbrıs'ın bağımsızlığını tanıdı. İngiltere, Türkiye ve Yunanistan, Kıbrıs'ta garantör devlet oldu. Bağımsızlığın resmi olarak ilan edilmesi 16 Ağustos 1960'da oldu.
1968 - Larnaka uluslararası havaalanındaki bir uçak kaçırma olayına, Kıbrıslı yetkililerden izin almaksızın müdahale etmeye kalkan Mısır komando birliğinin 15 üyesi, Kıbrıs milli muhafızları tarafından öldürüldü.
1972 - Güvenlik güçleri, sabaha karşı Fındıkzade ve Arnavutköy'de operasyonlar düzenledi. Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (THKP-C ) üyesi Ulaş Bardakçı öldürüldü.
1975 - Devlet Sinema Televizyon Enstitüsü kuruldu.
1985 - İspanya havayollarına ait Boeing 747 tipi bir yolcu uçağı Oiz dağlarına (İspanya) çarparak düştü: 148 kişi öldü.
1985 - William J. Schroeder, yapay kalp takıldıktan sonra hastaneden taburcu edilip evine gönderilebilen ilk hasta oldu.
1985 - Türk aktör Haluk Bilginer'in de rol aldığı BBC pembe dizisi ünlü EastEnders'ın ilk bölümü İngiltere'de yayımlandı. Dizi halen devam etmektedir.
1985 - Cumhurbaşkanı Kenan Evren bozuk ilaç yapanlar için " Bu adamların kafasını koparmak lazım" dedi.
1986 - SSCB Mir uzay istasyonu'nu uzaya gönderdi.
1994 - Libya'da şeriat uygulamasına geçildi; İslami takvim uygulanmaya başlandı.
1994 - Haftalık Newroz gazetesi yayımlanmaya başladı.
1994 - Adalar Belediye Başkanı ANAP'lı Recep Koç Büyükada vapur iskelesinde uğradığı silahlı saldırıda öldürüldü. İki kişi de yaralandı. Recep Koç'u, kaçak yapısını yıktırdığı Osman Özgen adlı bir vatandaşın öldürdüğü bildirildi.
1997 - İran'ın Ankara Büyükelçisi Bagheri, Sincan'da düzenlenen Kudüs gecesindeki konuşmaların ardından, artan tepkiler nedeniyle ülkesine gitti.
1997 - Başbakan Tansu Çiller Meclis'te mal varlığı soruşturmasından aklandı.
1998 - Rusya'dan Türkiye'ye boru hattı ile doğalgaz getirecek Mavi Akım Projesi için müteahhit firmalar arasında anlaşma imzalandı.
2001 - Milli Güvenlik Kurulu'nun Çankaya Köşkü'nde yapılan şubat ayı toplantısında, Başbakan Bülent Ecevit, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile yaşadığı tartışma nedeniyle toplantıyı terk etti.
2008 - Küba lideri Fidel Castro görevinden ayrıldığını açıkladı.
 
On Numara
12.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu02040912131524252636383940424356575868707479
 
Süper Loto
15.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu060719405354
 
Şans Topu
14.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu011125283006
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Sayısal Loto
17.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu030508323536
 
 
Kurumsal

İçerik

Taşra

Merkez

Başkent